
Mersin ilinde ikamet etmekteyken, evlilik birliği içerisinde bulunduğu eşi ve eşinin yakın aile bireyleri tarafından uzun süreli sistematik psikolojik baskı, tehdit ve şiddete maruz kaldığını beyan eden Z. D. isimli kadın, can güvenliğinin ciddi ve sürekli biçimde tehlike altında olması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşamını sürdürmesinin fiilen imkânsız hale geldiğini ifade etmiştir. Z. D.’nin beyanlarına göre; evlilik öncesinde kendi emeği ve kişisel birikimleriyle edinmiş olduğu tüm mal varlığı, evlilik süreci içerisinde zor kullanma, tehdit ve baskı yoluyla elinden alınmış, bu durum yalnızca maddi kayıplara değil, aynı zamanda ağır psikolojik travmalara da yol açmıştır. İlgili kişi, yaşadığı süreçte ölüm tehdidi içeren söylem ve davranışlara maruz kaldığını, bu nedenle gündelik hayatını sürdüremez hale geldiğini belirtmektedir. Z. D., Türkiye’de kalması hâlinde hayatına yönelik ciddi ve geri dönülmez risklerin bulunduğunu, bu risklerin yalnızca varsayımsal değil, geçmiş olaylar ve tehditler ışığında somut, güncel ve devam eden nitelikte olduğunu beyan etmektedir. Bu nedenlerle, başka bir seçeneği kalmadığından, ülkesini terk etmek zorunda kalarak Hollanda Krallığı’na sığınma talebinde bulunmuştur. Başvurunun ardından geçen süre içerisinde Z. D., yaklaşık iki buçuk yıldır Hollanda’da yasal olarak ikamet etmekte, gerekli oturum ve çalışma izinlerini almış olup, aktif şekilde çalışarak ülke ekonomisine ve toplumsal yaşama katkı sağlamaktadır. Bu süreçte herhangi bir adli veya idari olumsuzlukla anılmamış, topluma uyum sağlamış ve düzenli bir yaşam kurmuştur. Hâlihazırda Z. D.’nin durumu, Hollanda’daki yetkili adli ve idari makamlar nezdinde değerlendirilmekte olup; işbu açıklama, yaşanmış olayların ve mevcut yaşam koşullarının kamuoyuna şeffaf, sınırlı ve hukuki çerçevede yansıtılması amacıyla yapılmaktadır. Bu bağlamda, ilgili kişinin kalıcı oturum izni talebinin, hem geçmişte maruz kaldığı ciddi riskler hem de Hollanda’da sürdürdüğü istikrarlı, üretken ve topluma entegre yaşam dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Bu metinde yer alan hususlar, ilgili kişinin kişisel beyanlarına ve mevcut resmi süreçlere dayanmakta olup; devam eden hukuki başvurular kapsamında yetkili makamların takdirine sunulmuştur. Taraf isimleri ve özel bilgiler, hem kişisel güvenlik hem de hukuki hassasiyetler gereği açık şekilde paylaşılmamıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.



